26 Mart 2015 Perşembe

Virüsler




http://s2.dosya.tc/server/FDyIwU/virusler-qfzxbugti5nv.zip.html

Bitcoin



Bitcoin (sembolü: ฿, kısaltma: BTC) herhangi bir merkez bankası, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan elektronik bir para birimidir. Virgülden sonra 100-milyonuncu basamağa kadar birimlere ayrılabilir.
Bitcoin ağı 3 Ocak 2009'da hayata geçti. Manifestonun yazarı Satoshi Nakamoto'dur fakat muhtemelen gerçek ismi değildir. Maksimum bitcoin sayısı 21 milyonla sınırlıdır.
22 Temmuz 2013 tarihi itibariyle dolaşımdaki Bitcoin'lerin toplam değeri 1.2 milyar dolar seviyesindeyken[1] 4 Haziran 2014 tarihi itibariyle bu değer 8.2 milyar dolar[2] seviyesine ulaşmıştır.
Herhangi bir merkezden üretilmeyen Bitcoinler, Bittorent ağlarına benzer şekilde noktadan-noktaya dağıtık bir ağ özelliği gösterir. Bu ağda gerçekleşen ödemeler diğer noktalara anında ulaşır, böylece hangi adresten hangi adrese ödeme yapıldığı kayıtlara geçer. Böylece toplanan kayıtlar blok adı verilen yapıların içinde yer alır. Her bir blok üzerinde yüksek işlem gerektiren bir hash algoritması uygulanarak, belli bir sıfır sayısıyla başlayan ifadenin bulunması istenmektedir. Yaklaşık 10 dakikada bire tekabül eden bu işlemi gerçekleştiren ilk kullanıcıya sıfırdan 50 BTC (şu anda 25 BTC) ödül olarak verilir. Böylece Bitcoin'ler emisyona sürülmüş olur. Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun da hash ifadesini içerir. Böylece bozulması oldukça zor (%51 saldırısı hariç) bir blok zinciri oluşur. Bundaki amaç da, çifte harcamayı önlemek ve gönderimleri kayıt altında tutmaktır. Verilen ödül miktarı her 210 bin blokta bir (yaklaşık 4 senede bir) yarıya düşürülür (50,25,12.5,...).[3]
Para yaratma işlemine madencilik(mining) denilmektedir. Madencilik, hesaplama yetkisini ve gücünü kullanarak matematiksel işlemleri gerçekleştirme işleminin genel adıdır. Bu işlemleri yapmak için, sunulan bitcoin yazılımını indirerek donanımları (genellikle ekran kartları) üzerinde yoğun işlemci gücü gerektiren işlemleri gerçekleştiren bitcoin ağındaki düğümlere "madenci" denilmektedir.
Sistemin ilk bloğunun adı "genesis block" olarak isimlendirilmiştir ve 4 ocak 2009'da üretilmiştir. Bunun gibi bloktaki ilk işlem özel bir işlemdir ve yeni para bloğu yaratan tarafından başlatılır. Bu, ağa madencilerin katılmaları için bir teşvik sistemidir, bu sayede parayı basacak merkezi bir otoriteye sahip olmayan sisteme, para, istenildiği gibi dağıtık olarak girebilmektedir. Madenciler bu şekilde, hem sisteme yeni bitcoinler üretip sürerek hem de bekleyen işlemleri gerçekleştirme hizmetleri karşılığında sistemden bitcoin alarak kazanç sağlamaktadırlar. Yeni paranın sisteme düzenli olarak eklenmesi altın madencilerinin altın bularak dolaşıma sokmalarına benzetilmektedir, madencilik ismi de buradan gelmektedir. Mevcut süreçte madenciler, her yıl dolaşıma girecek olan bitcoin miktarını azalan ve öngörülebilir bir oranla üretmeye devam etmektedirler. Sistemde, toplamda 21 milyon bitcoin dolaşıma çıkıncaya kadar üretim devam edecektir, ardından üretim süreci duracak ve madenciler sadece işlem masrafları üzerinden desteklenmeye devam edilecektir.
Bitcoin, bazı ülkelerde bir ödeme ve yatırım aracı olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de de TL karşılığı bitcoin almak mümkündür.[4] Para gibi kullanılabildikleri için bitcoin'lerin bir değerleri vardır ve ayrıca bazı fonların ileride popülaritesi arttıkça, değerinin artacağı beklentisi ile bu ürünle ilgilendikleri bilinmektedir. Bitcoin'in değerini piyasadaki arz ve talep koşulları belirlemektedir. Talep artınca fiyatı artmakta, düşünce de azalmaktadır. Dolaşımda sınırlı miktarda bitcoin vardır ve yeni bitcoin üretmenin de bir limiti ve prosedürü bulunmaktadır. Bitcoin'in piyasa değeri önündeki en büyük tehditler; teknik zorluklar, ülkelerin bu paraya olan yaklaşımına bağlı mevzuat değişiklikleri ve insanların bu paraya olan istek ve güveninin olumsuz yönde değişmesidir.

ANALOG DEVRE ELEMANLARI

1 - Diyot:
Diyot tek yöne elektrik akimini ileten bir devre elemanıdır. Diyotun P kutbuna "Anot", N kutbuna da "Katot" adi verilir. Genellikle AC akımı DC akımı dönüştürmek için Doğrultmaç devrelerinde kullanılır. Diyot N tipi madde ile P tipi maddenin birleşimindenoluşur. Bu maddeler ilk birleştirildiğinde P tipi maddedeki oyuklarla N tipi maddedeki elektronlar iki maddenin birleşimnoktasındabuluşarak birbirlerini nötrlerler ve burada "Nötr" bir bölge oluştururlar. Yandaki şekilde Nötr bölgeyi görebilirsiniz. Bu nötr bölge, kalan diğer elektron ve oyuklarınbirleşmesine engel olur. Yandaki şekilde diyotun sembolünü görebilirsiniz. Şimdide diyotun doğru ve ters polarmalara karşı tepkilerini inceleyelim.
DoğruPolarma:
Anot ucuna güç kaynağının pozitif (+) kutbu katot ucunda güç kaynağının negatif (-) kutbu bağlandığında P tipi maddedeki oyuklar güç kaynağının pozitif (+) kutbu tarafından, N tipi maddedeki elektronlar da güç kaynağının negatif (-) kutbu tarafından itilirler. Bu sayede aradaki nötr bölge yıkılmış olur ve kaynağının negatif (-) kutbunda pozitif (+) kutbuna doğru bir elektron akışı başlar. Yani diyot iletime geçmiştir. Fakat diyot nötr bölümü asmak için diyot üzerinde 0.6 Voltluk bir gerilim düşümü meydana gelir. Bu gerilim düşümü Silisyumlu diyotlarda 0,6 Volt, Germanyum diyotlarda ise 0,2 Volttur. Bu gerilime diyotun "Esik Gerilimi" adi verilir. Birde diyot üzerinde fazla akim geçirildiğinde diyot zarar görüp bozulabilir. Diyot üzerinden geçen akimin düşürülmesi için devreye birdir seri direnç bağlanmıştır. İdeal diyotta bu gerilim düşümü ve sızıntıakımı yoktur.
Ters Polarma:
Diyotun katot ucuna güçkaynağının pozitif (+) kutbu, anot ucuna da güç kaynağının negatif (-) kutbu bağlandığında ise N tipi maddedeki elektronlar güç kaynağının negatif (-) kutbu tarafından, P tipi maddedeki oyuklarda güç kaynağının pozitif (+) kutbu tarafında çekilirler. Bu durumda ortadaki nötr bölge genişler, yani diyot yalıtmageçmiş olur. Fakat AzınlıkTaşıyıcılarbölümünde deanlattığımız gibi diyota ters gerilim uygulandığında diyot yalıtımda iken çok küçük derecede bir akim geçer. Bunada "Sızıntı Akımı" adi verilir. Bu istenmeyen bir durumdur.
2 – ZenerDiyot:
Zener diyotlar normal diyotların delinme gerilimi noktasındanfaydalanılarakyapılmıştır. Zener diyot doğru polarmada normal diyot gibi çalışır. Ters polarmada ise zener diyota uygulanan gerilim "Zener Voltajı" 'nınaltında ise zener yalıtıma geçer. Fakat bu voltajın üzerine çekildiğinde zener diyotun üzerine düsen gerilim zener voltajında sabit kalır. Üzerinden geçen akim değişken olabilir. Zener ’den arta kalan gerilim ise Zene ’re seri bağlı olan direncin üzerine düşer. Üretici firmalar 2 volttan 200 volt değerine kadar zener diyot üretirler. Zener diyotlar voltajı belli bir değerde sabit tutmak için yani re güle devrelerindekullanılır. Yan tarafta zener diyotun simgesi, dışgörünüşü ve ters polarmaya karşı tepkisi görülmektedir.
3 –Tunel Diyot:

Saf silisyum ve Germanyum maddelerine daha fazla katkı maddesi katılarak Tunel diyotlar imal edilmektedir. Tunel diyotlar ters polarma altındaçalışırlar. Üzerine uygulanan gerilim belli bir seviyeye ulasana kadar akim seviyesi artarak ilerler. Gerilim belli bir seviyeye ulaştıktan sonrada üzerinden geçen akımdadüşüş görülür. Tunel diyotlar bu düşüşgösterdiği bölge içinde kullanılırlar. Tunel diyotlar yüksek frekanslı devrelerde ve osilatörlerde kullanılır. Yan tarafta tunel diyotun sembolü ve dışgörünüşü görülmektedir.
4 –Varikap Diyot:
Bu devre elemanını size anlatabilmem için ilk önce ön bilgi olarak size kondansatörden bahsetmem gerekecek. Kondansatörün mantığı, iki iletken arasında bir yalıtkanolmasıdır. Ve bu kondansatördeki iletkenlerin arasındakiuzaklıkartırılarak ve azaltılarak kapasitesi değiştirilenkondansatörler mevcuttur. Fakat bunların bir dezavantajı var ki bu da çok maliyetli olması, çok yer kaplaması ve elle kumanda edilmek zorunda olması. Bu kondansatör türüne "Variable Kondansatör" diyoruz. Simdi varible kondansatörlere her konuda üstün gelen bir rakip olan "Varikap Diyotu" anlatacağım. Varikap diyot, uçlarına verilen gerilime oranla kapasite değiştiren bir ayarlı kondansatördür ve ters polarma altındaçalışır. Boyut ve maliyet olarak variable kondansatörlerden çok çok kullanışlıdır. Diyot konusunda gördüğünüz gibi diyot da kondansatör gibi iki yarı iletken maddenin arasında nötr bölge yani yalıtkandan oluşur.Yan tarafta görüldüğü gibi üzerine uygulanan ters polarma gerilimi arttığı taktirde aradaki nötr bölge genişler. Bu da iki yarı iletkenin aralarındaki mesafeyi arttırır. Böylece diyotun kapasitesi düşer. Gerilim azaltıldığında ise tam tersi olarak nötr bölge daralır ve kapasite artar. Bu eleman televizyon ve radyoların otomatik aramalarında kullanılır.
5 - Sotki (Schottky) Diyot:
Normal diyotlar çok yüksek frekanslarda üzerine uygulanan gerilimin yön değiştirmesinekarşılık veremezler. Yani iletken durumdan yalıtkan duruma veya yalıtkan durumdan iletken duruma geçemezler. Bu hızlıdeğişimlere cevap verebilmesi için sotki diyotlar imal edilmiştir. Sotki diyotlar normal diyotun n ve p maddelerinin birleşimyüzeyinin platinle kaplanmasından meydana gelmiştir. Birleşim yüzeyi platinle kaplanarak ortadaki nötr bölge inceltilmiş ve akimin nötr bölgeyi aşmasıkolaylaştırılmıştır.
6 - LEDDiyot:
LED ışık yayan bir diyot türüdür. Lede doğru polarma uygulandığında p maddesindeki oyuklarla n maddesindeki elektronlar birleşim yüzeyinde nötrleşirler. Bu birleşmeanında ortaya çıkan enerji ışık enerjisidir. Bu ışığın gözle görülebilmesi için ise p ve n maddelerinin birleşim yüzeyine "Galyum Arsenid”maddesi katılmıştır. LED’lerin, yeşil, kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere 4 çeşit renk seçeneğivardır.
7 - InfrarujLED:
Infraruj led, normal ledin birleşim yüzeyine galyum arsenid maddesi katılmammış halidir. Yani görünmez (mor ötesi) ışıktır. infraruj ledler televizyon veya müzik setlerinin kumandalarında, kumandanın gönderdiği frekansı televizyon veya müzik setine iletmek için kullanılır. Televizyon veya müzik setinde ise bu frekansı alan devre elemanına "Foto Diyot" denir. Infraruj led ile normal ledin sembolleri aynıdır.
8 - Foto Diyot:
Foto diyotlar ters polarma altındakullanılırlar. Doğru polarmada normal diyotlar gibi iletken, ters polarmada ise n ve p maddelerinin birleşim yüzeyine ışık düsene kadar yalıtkandır. Birleşim yüzeyine ışıkdüştüğünde ise birleşim yüzeyindeki elektron ve oyuklar açığaçıkar ve bu şekilde foto diyot üzerinden akim geçmeye baslar. Bu akimin boyutu yaklaşık 20 mikroamper civarındadır. Foto diyot televizyon veya müzik setlerinin kumanda alıcılarındakullanılır.
9 - Optokuplörler :
Optokuplörler içinde bir adet foto diyot ve bir adet de infaruj led barındıran bir elektronik devre elemanıdır. Bu infaruj led ve foto diyotlar optokuplörün içerisine birbirini görecek şekildeyerleştirilmişlerdir. Infraruj ledin uçlarına verilen sinyal aynen foto diyotun uçlarındanalınır. Fakat foto diyotun uçlarındaki sinyal çok çok düşükolduğu için bir yükselteçle yükseltilmesi gerekir. Bu devre elemanınınkullanımamacı ise bir devreden diğer bir devreye, elektriksel bir bağlantıolmaksızın bilgi iletmektir. Aradaki bağlantıışıksal bir bağlantıdır.
10 - Transistör:
Transistörler PNP ve NPN transistörler olarak iki türe ayrılırlar. NPN transistörler N, P ve N yarı iletken maddelerin birleşmesinden, PNP transistörler ise P, N ve P yarı iletken maddelerinin birleşmesinden meydana gelmişlerdir. Ortada kalan yarı iletken madde diğerlerine göre çok incedir. Transistörde her yarı iletken maddeden dışarı bir uç çıkartılmıştır. Bu uçlara "Kolektör, Beyz ve Emiter" isimlerini veriyoruz. Transistör beyz ve emiter uçlarına verilen küçük çaptaki akımlarla kollektör ile emiter uçlararısından geçen akımları kontrol ederler. Beyz ile emiter arasına verilen akimin yaklaşık %1 'i beyz üzerinden geri kalanı ise kollektör üzerinden devresini tamamlar. Transistörler genel olarak yükseltme işlemi yaparlar. Transistörlerin katalog değerlerinde bu yükseltme kat sayılarıbulunmaktadır. Bu yükseltme katsayısının birimi ise "Beta" 'dir. Şimdide NPN ve PNP tipi transistörleri ayrıayrı inceleyelim.


a) - NPN Tipi Transistör:
NPN tipi transistörler N, P ve N tipi yarı iletkenlerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Şekildegörüldüğü gibi 1 nolu kaynağın (-) kutbundaki elektronlar emiterdeki elektronları beyze doğru iter ve bu elektronlarınyaklaşık %1 'i beyz üzerinden 1 nolu kaynağın (+) kutbuna, geri kalanı ise kollektör üzerinden 2 nolu kaynağın (+) kutbuna doğru hareket ederler. Beyz ile emiter arasından dolasan akim çok küçük, kollektör ile emiter arasından dolasan akim ise büyüktür. Yan tarafta NPN tipi transistörün sembolü ve içyapısı görülmektedir.
b) - PNP Tipi Transistör:
PNP tipi transistörler P, N ve P tipi yarı iletkenlerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Şekildegörüldüğü gibi 1 nolu kaynağın (+) kutbundaki oyuklar emiterdeki oyukları beyze doğru iter ve bu oyuklarınyaklaşık %1 'i beyz üzerinden 1 nolu kaynağın (-) kutbuna, geri kalanı ise kollektör üzerinden 2 nolu kaynağın (-) kutbuna doğru hareket ederler. Beyz ile emiter arasından dolasan akim çok küçük, kollektör ile emiter arasından dolasan akim ise büyüktür. Yan tarafta PNP tipi transistörün sembolü ve içyapısı görülmektedir.
11 - Foto Transistör:
Foto transistörün normal transistörden tek farkı, kollektör ile emiter arasından geçen akımı beyz ile değil de, beyz ile kolektörünbirleşim yüzeyine düsen mor ötesi ışıkla kontrol ediliyor olmasıdır. Foto transistör devrede genelde beyz ucu boştaolarakkullanılır. Bu durumda üzerine ışık düştüğünde tem iletimde düşmediğinde ise tam yalıtımdadır. Foto transistörün kazancı beta kadar olduğu için foto diyotlardan daha avantajlıdır. Yan tarafta foto transistörün sembolü görülmektedir.
12 - Tristör:
Tristör mantık olarak yandaki şekildeki gibi iki transistörün birbirine bağlandığı gibidir. Tristörün anot, katot ve gate olmak üzere üç ucu bulunmaktadır. Gate ucu tetikleme ucudur. Yani anot ile katot üzerinde bir gerilim varken (Anot (+), katot (-) olmak şartı ile) gate ile katot uçları arasında bir anlık (Gate (+), katot (-) olmak şartı ile) akim uygulanıpçekildiğinde tristörün anot ile katot uçlarıarası iletime geçer. Anot ile katot arasındaki gerilim "Tutma Gerilimi" 'nin altınadüşmediği sürece tristör iletimde kalır. Tristörü yalıtıma sokmak için anot ile katot arasındaki akim kesilir veya anat ile katot uçları bir anlıkkısa devre yapılır. Veya da gate ile katot arasına ters polarma uygulanır. Yani gate ucuna negatif gerilim uygulanır.


13 - Diyak:
Diyak çift yönde de ayni görevi gören bir zener diyot gibi çalışır. Diyakın üzerine uygulanan gerilim diyak geriliminin altında iken diyak yalıtımdadır. Üzerinden sadece sızıntıakımı geçer. Üzerine uygulanan gerilim diyak geriliminin üstüne çıktığında ise siyak iletime geçer. Fakat iletime geçer geçmez diyakınuçlarındaki gerilimde bir düşüş görülür. Bu düşüşdeğeri diyak geriliminin yaklaşık %20 'si kadardır. Diyakin üzerine uygulanan gerilim diyak geriliminin altına da düşse diyak yine de iletimde kalır. Fakat diyaka uygulanan gerilim düşüşanından sonraki gerilim seviyesinin altınadüşürüldüğünde diyak yalıtıma geçer. Diyak iki yöndeki uygulanan polarmalarda da ayni tepkiyi verecektir. Diyakin bu özelliklerinin olma sebebi alternatif akımdakullanılabilmesidir.
14 - Triyak:
Triyaklar da tristörlerin alternatif akımdaçalışabilen türleridir. Triyakınoluşumundabirbirine ters yönde bağlı iki adet tristör bulunmaktadır. Yan tarafta bu birleşim görülmektedir. Herhangi bir alternatif akim devresindeki bir triyakın A1 ucuna (+) A2 ucuna da (-) yönde akim geldiğinde birinci tristör, tam tersi durumda ise ikinci tristör devreye girecektir. Bu sayede triyak alternatif akımın iki yönünde de iletime geçmiş olur. Triyak yüksek güçlü ve alternatif akim devrelerinde güç kontrol elemanı olarak kullanılır.
15 - JFetTransistör:
Jfet transistörler normal transistörlerle ayni mantıktaçalışırlar. Üç adet uca sahiptir. Bunlar kapı (normal transistörün beyzi), oyuk (normal transistörün kollektörü) ve kaynak 'dir. Normal transistörle jfet transistör arasındaki tek fark, normal transistörün kollektör emiter arasındaki akimin, beyzinden verilen akımla kontrol edilmesi, jfet transistörün ise geytinden verilen gerilimle kontrol edilmesidir. Yani jfetler gate ucundan hiç bir akim çekmezler. Jfet'in en önemli özelliğide budur. Bu özellik içerisinde çok sayıda transistör bulunduran entegrelerde ısınma ve akim yönünden büyük bir avantaj sağlar. Normal transistörlerin NPN ve PNP çeşitleriolduğu gibi jfet transistörlerinde N kanal ve P kanal olarak çeşitleribulunmaktadır. Fakat genel olarak en çok N kanal jfetler kullanılır. Aşağıdajfetiniçyapısı ve sembolü görülmektedir.
a) - N Kanal JFet Transistör:
Yandaki grafikte görüldüğü gibi n kanal jfet transistörler iki adet P ve bir adette N maddesinin birleşiminden meydana gelmiştir. Fetin gate ucuna uygulanan gerilim ile D ve S uçlararasındaki direnç değeri kontrol edilir. Gate ucu 0V tutulduğunda, yani S ucuna birleştirildiğinde P ve N maddeleri arasındaki nötr bölge genişlemeye baslar. Bu durumda D ve S uçlararasından yüksek bir akım akmaktadır. D ve S uçlarıarasına uygulanan gerilim seviyesi arttırıldığı taktirde ise bu nötr bölge daha da genişlemeye baslar ve akim doyum değerinde sabit kalır. Gate ucuna eksi değerde bir gerilim uygulanması durumunda ise nötr bölge daralır. Akim seviyesi de gate ucuna uygulanan gerilim seviyesine bağlı olarak düşmeye baslar. Bu sayede D ve S uçlarındaki direnç değeri yükselir.
b) - P Kanal JFet Transistör:
P kanal fetlerin çalışmasisteminde N kanal fetlerle aynıdır. Tek farkı polarizasyon yönünün ve P N maddelerinin yerlerinin ters olmasıdır. Yani gate ucuna pozitif yönde polarizasyon verdiğimizde D ve S uçlarıarasındaki direnç artar, akim düşer. Gate ucu 0V iken ise akim doyumdadır.
16 - Mosfet:


Mofsetlerde fetler gibi N kanal ve P kanal olarak ikiye ayrılırlar. Mosfetler Aşağıdakişekildegörüldüğü gibi büyük bir gövde olan P maddesi (SS) oluk ve kaynak kutuplarınabağlı iki adet N maddesi. Ve yine kanal bölgesini oluşturan bir N maddesi daha. Birde kanal ile arasındasilisyum dioksit (SiO2) maddesi bulunan kapıkonektörübulunmaktadır. Bu madde n kanal ile kapıarasında iletimin olmamasınısağlar. P maddesinden oluşan gövde bazı mofetlerde içten S kutbuna bağlanmış, bazı mosfetlerde de ayrı bir uç olarak dışarıçıkarılmıştır. Mosfetler akim kontrolü fetlerden biraz farklıdır. Mofsetler bazı özelliklerine göre ikiye ayrılırlar, bunlar ;"Deplesyon (Depletion)" ve "Enhensment" tipi mosfetlerdir. Bu iki tip mosfeti simdi ayrıayrı inceleyelim.
a) - Deplesyon:
Yandaki grafikten de anlaşılacağı gibi mosfetin gate kutbuna 0V verildiğinde (yani S kutbu ile birleştirildiğinde) S ve D kutuplarıarasından fetlerdeki gibi bir akim akmaya baslar. Gate kutbuna negatif yönde yani -1V uygulandığında ise gate kutbundaki elektronlar kanaldaki elektronları iter ve p tipi maddeden oluşan gövdedeki oyuklarda çeker. Bu itme ve çekme olaylarındandolayı kanal ile gövdedeki elektron ve oyuklar birleşerek nötr bölge oluştururlar. Gate 'e uygulanan negatif gerilim artırıldığında ise nötr bölge dahada genişler ve akimin geçmesine engel olur. Gate kutbuna pozitif yönde gerilim uygulandığında gate kutbundaki oyuklar, gövdedeki oyukları iter, kanaldaki elektronları ise çeker fakat aradakisilisyum dioksit madde nedeniyle gate kutbundaki oyuklarla elektronlarbirleşemez. Bu sayede kanal genişler ve geçen akim daha da artar. İşte bu gate kutbuna uygulanan pozitif gerilimle akimin artırılmasına "Enhensment", negatif gerilim uygulayarak akim düşürülmesinde "Deplesyon" (Depletion) diyoruz. Bu bölümde Deplesyon tipi mosfetlerin N kanal olan türünü açıkladık. P kanal olan tipi N kanalın, polarma ve yarı iletkenlerin yerleri bakımından tam tersidir.
b) - Enhensment:
Enhensment tipi mosfetleri, Deplesyon tipi mosfetlerden ayıran en önemli özellik yan tarafta da görüldüğü gibi N tipi kanalınbulunmamasıdır. Bu kanalınbulunmaması nedeni ile gate kutbuna 0V uygulandığında S ile D uçlarıarasından hiç bir akim geçmez. Fakat gate kutbuna +1V gibi bir pozitif gerilim uygulandığında gate kutbundaki oyuklar gövdedeki oyukları iter. Bu sayede S kutbundan gelen elektronlara D kutbuna gitmek için yol acilmiş olur. S ve D kutuplarıarasından bir akim geçmeye baslar. Bu bölümde Enhensment tipi mosfetlerin N kanal olan türünü açıkladık. P kanal olan tipi N kanalın, polarma ve yarı iletkenlerin yerleri bakımından tam tersidir.

1 - Direnç:

Direncin kelime anlamı, bir şeyekarşı gösterilen zorluktur. Devre elemanı olan dirençte devrede akımakarşı bir zorluk göstererek akim sınırlaması yapar. Direncin birimi "Ohm" 'dur. 1,000 ohm = 1 Kilo ohm, 1.000.000 ohm = 1 Mega ohm ve 1.000.000.000 ohm = 1 Giga ohm. Direncin değeri üzerine renk kodları ile yazılmıştır. Yan tarafta görülen direncin renkleri iri soldan başlayarak, sarı, mor, kırmızı ve altındır. Soldan 1. renk 1. sayıyı, 2. renk 2. sayıyı, 3. renk çarpan sayıyı ve 4. renkte toleransı gösterir. Tablodan bakıldığında sarı 4'e, mor 7'e ve kırmızıda çarpan olarak 10 üzeri 2'ye eşittir. Bunlar hesaplandığında ilk iki sayıyanana konur ve üçüncü ile çarpılır. Tolerans direncin değerindeki oynama alanıdır. Mesela yandaki direncin toleransı %5 ve direncin değeri de 4.7 Kohm'dur. Tolerans bu direncin değerinin4,7 Kohm'dan %5 fazla veya eksik olabileceğini belirtir. Birde 5 renkli dirençler vardır. Bunlarda ilk üç renk sayı 4. renk çarpan, 5. renk ise toleranstır. Dirençler normalde karbondan üretilirler fakat yüksek akim taşıması gereken dirençler telden imal edilirler. Ayrıca dirençler sabit ve ayarlı dirençler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Ayarlı dirençlerden "Potansiyometre" sürekli ayar yapılan yerlerde, "Trimpot" ise nadir ayar yapılan yerlerde kullanılırlar.

Direnç Bağlantı Türleri
a) - Seri bağlantı:
Yan taraftaki resimde dört adet direncin birbirine seri bağlanmış durumu görülmektedir. A ve B uçlarındaki toplam direnç değerininhesaplama formülü, RToplam = R1 + R2 + R3 + R4 seklindedir. Yani 100 ohm + 330 ohm + 10 Kohm + 2,2 Kohm = 12.430 Kohm 'a buda 12,430 ohm'a eşittir.


b) - Paralel bağlantı:
Paralel bağlantıda ise formül 1 / RToplam = ( 1 / R1 ) + ( 1 / R2 ) + ( 1 / R3 ) + ( 1 / R4 ) seklindedir. Fakat işlemleryapılmadan önce Tüm değerler ayni yani ohm, Kohm veya Mohm cinsine dönüştürülmelidir. 10 Kohm = 10,000 ohm, 2,2 Kohm = 2,200 ohm. Şimdidehesaplamayıyapalım. 1 / RToplam = ( 1 / 100 ohm ) + ( 1 / 330 ohm ) + ( 1 / 10,000 ohm ) + ( 1 / 2,200 ohm ) bu eşitliğe göre, 1 / RToplam = ( 0.01 ) + ( 0.003 ) + ( 0. 0001) + ( 0,00045) => 1 / RToplam = 0,01355 yine bu eşitliğe göre RToplam = 1 / 0,01355 bu da 73,8 ohm'a eşittir.
2 - PO tansiyometre:

PO tansiyometredevamlı ayar yapılması için üretilmiş bir ayali direnç türüdür. Radyo ve teyplerde ses yüksekliğini ayarlamak için kullanılır. Üç bacaklıdır. 1 ve 3 nolu uçlar arasında sabit bir direnç vardır. Ortadaki uç ise 1 nolu uç ile 3 nolu uç arasında hareket eder. 1 nolu uçlararasındaki direnç azaldıkça 3 nolu uç arısındaki direnç artar.
3 - Trimpot:
Trimpot ise devrenin içinde kalır ve sabit kalması gereken ayarlar için kullanılır. MantığıPO tansiyometre ile aynıdır.
4 - Foto Direnç (LDR) :

Foto direnç üzerine düsen ışıkşiddetiyle ters orantılı olarak, ışıklışiddetiarttığında direnci düsen, ışıkşiddetiazaldığında ise direnci artan bir devre elemanıdır. Foto direnç AC ve DC akımda ayni özellikleri gösterir. Yan tarafta foto direncin sembolü görülmektedir.
5 - NTC:
Ntc direnci ısıyla kontrol edilen bir direnç türüdür. Ntc ısıyla ters orantılı olarak direnç değiştirir. Yani isi arttıkça ntcnin direnci azalır. Isıazaldıkça da ntcnin direnci artar. Yan tarafta NTC'nin sembolü görülmektedir.
6 - PTC:
Ptc ise ntcnin tam tersidir. Isıyladoğruorantılı olarak direnci değişir. Yani isi artıkça direnci artar, ısıazaldıkça da direnci azalır. Yan tarafta PTC'nin sembolü görülmektedir.
7 - Kondansatör:
Kondansatör mantığı iki iletken arasına bir yalıtkandır. Kondansatörler içerisinde elektrik depolamaya yarayan devre elemanlarıdır. Kondansatöre DC akim uygulandığında kondansatör dolana kadar devreden bir akim aktığı için iletimde kondansatör dolduktan sonrada yalıtımdadır. Devreden sızıntıakımı haricinde herhangi bir akim geçmez. AC akim uygulandığında ise akimin yönü devamlıdeğiştiği için kondansatör devamlı iletimdedir. Kondansatörün birimi "Farat" 'tir ve "F" ile gösterilir. Farat’ınalt birimleri Mikro farat (uF), Nano farat (nF) ve Piko farattir (pF). 1 F = 1.000.000 uF, 1 uF = 1,000 nF, 1 nF = 1,000 pF. Simdide kondansatörlerin seri ve paralel bağlantışekillerini inceleyelim

Kondansatör BağlantıŞekilleri
a) - Seri bağlantı:
Kondansatörlerin seri bağlantıhesaplamaları, direncin paralel bağlantıhesaplarıylaaynıdır. Yanda görüldüğü gibi A ve B noktalarıarısındaki toplam kapasite
1 / CToplam = ( 1 / C1 ) + ( 1 / C2 ) + ( 1 / C3 ) seklinde hesaplanır.
1 / CToplam = ( 1 / 10 uF ) + ( 1 / 22 uF ) + ( 1 / 100uF ) buradan
1 / CToplam = 0,1 + 0,045 + 0,01
1 / CToplam = 0,155
CToplam = 1 / 0,155
CToplam = 6.45 uF eder.
A ve B arısındaki elektrik ise
Toplam = V1 + V2 + V3 seklinde hesaplanır.
Bu elektrik kondansatörlerin içinde depolanmış olan elektriktir.
b) - Paralel bağlantı:
Kondansatörlerin paralel bağlantıhesaplamaları, direncin seri bağlantıhesaplarıylaaynıdır.
CToplam = C1 + C2 + C3 hesapladığımızda,
CToplam = 10 uF+ 22 uF + 100 uF
CToplam = 132 uF eder.
A ve B noktalarıarısındaki elektrik ise
VToplam = V1 = V2 = V3 seklindedir.
Yani tüm kondansatörlerin gerilimleri deeşittir.
8 - Bobin:

Bir iletkenin ne kadar çok eğik ve büzük bir şekilde ise o kadar direnci artar. Bobin de bir silindir üzerine sarılmış ve dişi izole edilmiş bir iletken telden oluşur. Bobine alternatif elektrik akımıuygulandığında bobinin etrafında bir manyetik alan meydana gelir. Ayni şekilde bobinin çevresinde bir mıknatıs ileri geri hareket ettirildiğindebobinde elektrik akımı meydana gelir. Bunun sebebi mıknatıstaki manyetik alanın bobin telindeki elektronlarıaçığaçıkarmasıdır. Bobin DC akıma ilk anda direnç gösterir. Bu nedenle bobine DC akim uygulandığında bobin ilk anda yalıtkan daha sonra iletkendir. Bobine AC akim uygulandığında ise akimin yönü devamlıdeğiştiği için bir direnç gösterir. Bobinin birimi "Henri" 'dir. Alt katları ise Mili Henri (mH) ve Mikro Henridir (uH). Elektronik devrelerde kullanılan küçük bobinlerin boştaduranlarıolduğu gibi nüve üzerine sarılmış olanları da mevcuttur. Ayrıca bu nüve üstüne sarılıolanların nüvesini bobine yaklaştırıpuzaklaştırarakçalışanayarlı bobinlerde mevcuttur. Bobin trafolarda elektrik motorlarındakullanılır. Elektronik olarak ta frekans üreten devrelerde kullanılır.

10 Mart 2015 Salı

Bulut Bilişim

Bulut bilişim (Cloud computing) veya işlevsel anlamıyla çevrim içi bilgi dağıtımı; bilişim aygıtları arasında ortak bilgi paylaşımını sağlayan hizmetlere verilen genel ad. Bulut bilişim bu yönüyle bir ürün değil, hizmettir; temel kaynaktaki yazılım ve bilgilerin paylaşımı sağlanarak, mevcut bilişim hizmetinin; bilgisayarlar ve diğer aygıtlardan elektrik dağıtıcılarına benzer bir biçimde bilişim ağı (tipik olarak İnternet'ten) üzerinden kullanılmasıdır.
Bulut sözcüğü dosyaların sağlandığı konumu işaret etmektedir. Klasik bir algı olarak işlemleme ve saklama konumlarının aynı aygıtta bulunması durumu klişeleşmiştir. Ancak saklama boyutu bulutlara yani saklama ve altyapı hizmeti barındıran hizmetlere doğru kaymaktadır. Bu gidişin ilk öncü uygulamaları, İnternet sağlayıcıları tarafından, yedekleme amacıyla sunulan bulutlardır. Örneğin, Türkiye'de hizmet veren bir İnternet sağlayıcısı olan TTNET; TTNET Bulutu adlı hizmetle Türkiye piyasasına girmiştir.[1] Google gibi uluslararası bilişim şirketleri ise; Google Docs gibi çevrim içi bilgi işleme özelliği sunan uygulamalar geliştirmiştir. Ayrıca; Microsoft ve Intel gibi büyük teknoloji firmaları da; bu teknolojiyi bilişim tüketicisine sunmuştur.
Bilgisayar kuramcıları tarafından İnternet'in geleceğinin bulut bilişimden geçtiği iddia edilmektedir. Buna göre gelecekte, bilgisayar hard disklerinin yerine çevrim içi bulutların kullanılacağı ön görüsü hakimdir. Bu bilişim aygıtlarında herhangi bir altyapı hazırlamadan, tamamen çevrim içi ağ vasıtasıyla işlevsel uygulamalara ulaşmak anlamına gelmektedir. Bu sektörün gelişmesiyle, özellikle bilişim teknolojisi tüketen toplumlarda birçok bilgi dağıtımı sağlayan firmanın önemli bir konuma geleceği, hatta sektördeki rekabetin hukuksal sorunlara neden olabileceği tartışılmaktadır. Çünkü tüm bilgi-işlem uygulamalarının çevrim içi altyapıya kaydırılmasına giden yol; kişisel bilgilere istenilmeyen erişimleri doğurabilme tehlikesini taşımaktadır.
Hatsune Miku